Romatoid Artrit (İltihaplı Eklem Romatizması) ve Tedavisi

Romatoid artrit, sinovyal eklemleri etkileyen ve eklem dışı tutulumları da olan sistemik keonik inflamatuar bir hastalıktır. RA sıklıkla 20-50 yaş arasında görülmekle birlikte her yaşta görülebilir ve kadınlarda görülme sıklığı erkeklere oranla 2-3 kat daha fazladır. Romatoid artrit tanısı için Amerikan Romatizma Birliği (ACR) tarafından belirlenmiş sınıflama kriterleri belirleyicidir. 

ACR kriterleri:

1. Sabah tutukluğu: eklem ve çevresinde en az 1 saat devam eden sabah tutukluğu

2. 3 veya daha fazla eklemde artrit; hekim tarafından belirlenmiş yumuşak doku şişliği ya da sinoviyal sıvı artışıyla beraber olan artrit

3. El eklemlerinde artrit; el bileği, MKP ve PIP eklemlerinin en az birinde artrit

4. Simetrik artrit; vücudun her iki tarafında da aynı bölgedeki eklemlerin aynı anda tutulması; bilateral PIP, MKP veya MTP eklemlerin artriti

5. Romatoid kitleler

6. Romatoid faktör (RF); anormal miktarda RF pozitifliği

7. Radyolojik değişiklikler

Romatoid artritin en tipik başlangıç şekli sinsi bir ağrı, 1 saatten uzun sabah tutukluğu ve küçük eklemlerdeki simetrik şişliklerdir. Birçok hastada ilk klinik bulgular halsizlik, yorgunluk, ateş, kilo kaybı gibi bulgulardır.

Romatoid Artritte Eklem İçi ve Eklem Dışı Bulgular

El ve el bileği tutulumunda MKP ve PIP eklemleri etkilenirken DIP değişmez. MKP’de çıkık ve ulnar deviasyon meydana gelirken el bileğinde radial deviasyon hareketi görülür. Sık bulgulardan biri de el bileğinde ekstansiyon, parmaklarda fleksiyon limitasyonlarıdır. Dirsek tutulumunda dirsek ekstansiyonunda limitasyon ortaya çıkar. Omuz tutulumunda ise rotator cuff kaslarında zayıflık ve yırtıklar sonucu omuzda çıkıklar görülebilir. 

Ayak ve ayak bileği tutulduğunda bu eklemlerde ağrı ve katılık sıklıkla görülür. Dizde bir etkilenin olduğunda diz ekleminde şişlik, diz kaslarında zayıflık, fleksiyon kontraktürü denilen dizin fleksiyonda kalması durumu ve diz eklemi bağlarında zayıflıklar ortaya çıkabilir. Kalçada bir tutulum var ise hareket kısıtlılığı veya hasta kalçasına ağırlık bindirdiğinde ağrı meydana gelir. Omurgada etkilenim varsa hastada boyun ağrısı, kas spazmı ve krepitasyon (tıkır tıkır sesler) şikayetleri vardır. 

Romatoid artritte kaslarda atrofiler (zayıflık ve küçülme), kemiklerde kırığa yatkınlıklar, deride romatoid nodüller, solunum sisteminde akciğer etkilenimi, sinir sisteminde nöropraksiya, kardiyovasküler sistemde perikardit, endokardit ve kalp kapak hastalıkları, karaciğer etkileniminde ALT ve AST değerlerinin yükselmesi ve böbreklerde etkilenimler ortaya çıkabilir. 

Romatoid Artrit Tedavi Yöntemleri

1- Farmakolojik Tedavi

2- Cerrahi Tedavi

3- Fizyoterapi ve Rehabilitasyon;

Romatoid artritli hastalarda fizyoterapi ile ağrıyı kontrol altında tutmak, istirahati sağlamak, deformiteleri ve kas atrofilerini önlemek, yaşam kalitesini artırmak ve eklem hareket açıklığını kontrol altında tutmak amaçlanır. Aktif hastalık döneminde eklemlerde pozisyonlamalar, eklem hareket açıklığını koruma egzersizleri, izometrik egzersizler ve ağrı kesici yöntemler uygulanabilir. Hastalığın stabil döneminde ise su içi egzersizler, aerobik egzersizler ve kuvvetlendirme egzersizleri uygulanabilir. 

Hastalığın akut döneminde ödem ve ağrıyı azaltma amacıyla soğuk uygulamalar tercih edilmektedir. Hastalığın kronik dönemlerinde ise kas spazmlarında azalma ve ağrıda azalma sağlamak amacıyla sıcak uygulamalar kullanılır. Romatoid artritte azalan kas kuvveti ve aerobik kapasiteye yönelik olarak egzersiz programları planlanır. Egzersiz programlarının amacı eklem sertliklerini azaltmak, kas kuvvetini devam ettirmek, deformiteleri ve düşmeleri önlemek, postural kontrolü sağlamak ve denge-koordinasyonu sağlamaktır. 

El-el bileği eklemlerine yönelik yapılacak olan egzersizler mutlaka RA rehabilitasyon programında yer almalıdır. Aktif eklem hareket açıklığı egzersizleri, dirençli egzersizler ve koordinasyon egzersizleri kombine olarak uygulanmalıdır. Ayrıca el bileğinde deformite gelişme riski varsa splintleme ile eklem uygun pozisyona getirilerek oluşabilecek deformitenin önüne geçilebilir. 

Su içi egzersizlerde suyun sıcaklığı 36 derece olmalıdır. Su içi egzersizler kas spazmlarını rahatlatır, sabah tutukluğunu ve ağrıyı azaltır. Kronik evrede ise su içi kuvvetlendirme egzersizleri uygulanmalıdır. 

Bilgi ve Randevu:

Uzm. Fzt. Cihan Cicik

Tel: +90 545 321 4545

E-Posta: cihancicik@hotmail.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s