Kanser ve Rehabilitasyonu

Kanser, vücudun herhangi bir yerinde anormal olarak bölünüp çoğalan hücrelerin oluşturduğu tümör ile karakterize bir hastalıktır. Erken tanı ve tedavi yöntemlerinde önemli gelişmeler kaydedilse de en korkulan hastalıktır. Tümörler benign (iyi huylu) veya malign (kötü huylu) olabilir. Kanser tanısı koyulan hastalar genellikle tanı konulduğu anda kanserin etkisini herhangi bir şekilde hissetmemektedirler ve tedaviye başlandıktan sonra uygulanan tedavinin kendileri hasta ettiklerini ifade etmektedirler. 

Kanser rehabilitasyonu, kanser hastasının fiziksel, psikolojik, mesleki ve sosyal fonksiyonlarının en üst düzeyde tutulmasını amaçlar. Fizyoterapistler kanser hastalarında, kanserin türüne, uygulanan tedavilere ve yan etkilere bağlı olarak rehabilitasyon programı oluştururlar ve uygularlar. En genel kanser sınıflandırmasına bakıldığında karsinomalar, melanomalar, sarkomalar, lösemiler, lenfomalar olarak gruplandırılabilir. Kanser kişisel ve çevresel etkenlerden dolayı ortaya çıkabilir. Kişisel etkenler; cinsiyet, yaş ve aile öyküsü iken çevresel etkenler; fiziksel aktivite yetersizliği, zararlı ışınlar, kötü beslenme, sigara ve alkol kullanımı, kimyasal maddeler ve hava kirliliği olarak sıralanabilir. 

2 cm’den küçük olan ve yayılım göstermeyen tümörler evre 1, 2-5 cm arası olan ve lenf nodunu etkileyebilen tümörler evre 2, 5 cm’den büyük olan ve aynı tarafta lenf nodu tutulumu olan tümörler evre 3 ve büyük olup da lenf nodu tutulumu ve metastaz yapan tümörler evre 4 olarak sınıflandırılır. Kanserin belirtileri belirgin olmasa da genellikle kilo kaybı, uykusuzluk, yorgunluk, mide bulantısı, kusma, kas zayıflıkları, ağrı, kırıklar, duyusal problemler, lenfödem, kalp damar hastalıkları ve amputasyonlar gibi belirti verebilir. Kanserin tedavisine bakıldığında cerrahi yaklaşımların, kemoterapinin ve radyoterapinin kullanıldığı görülmektedir. 

Kanser Rehabilitasyonu

1. Terapatik Ajanlar

Kanser hastalarında tümörün boyutları, benign ya da malign olması, ilerlemenin yavaş veya hızlı olması ve yayılma durumu gibi faktörler fizyoterapistlerin programı oluşturması ve uygulamasında dikkat etmesi gereken noktalardır. 

Hastaya tanı konduktan sonra tedaviye başlamadan hastanın kapsamlı bir şekilde değerlendirmesi yapılmalı ve tedavinin hangi bölgeleri ne şekilde etkilediği ortaya konmalıdır. Kanser tedavisinin başladığı ve yan etkilerinin ortaya çıktığı dönemde özellikle radyoterapi ve kemoterapi uygulanan hastalarda bütün sistemler değerlendirilmeli ve tedavi öncesi döneme göre etkilenen bölgeler kaydedilmelidir. Ayrıca yorgunluk ve ağrı değerlendirmesi unutulmamalıdır. Uzun süreli kemoterapi ve radyoterapi uygulanan dönemde farklı tedavilerden etkilenen farklı bölgeler not edilmeli ve özellikle postür (duruş) bozukluğu ve kas zayıflığı gibi spesifik problemler üzerine yoğunlaşmalıdır. Remisyon döneminde tüm sistemler değerlendirilmeli ve oluşan özellikle kas iskelet sistemi problemleri ve duyusal problemler belirlemelidir. Bu dönemde genellike kas kuvvetinde azalma ve postür bozukluğu sıklıkla görülen şikayetlerdir. Palyatif dönemde ise hastanın günlük yaşam aktivitelerine yardımcı ekipman ihtiyaçları belirlenmeli ve hastanın yaşam kalitesi en üst düzeyde tutulmaya çalışılmalıdır. 

Hastalarda tedavi sonucunda ağrı, yorgunluk, ateş, cilt problemleri, kilo kaybı, bağırsak ve yutma problemleri, eklem-kas-sinir harabiyetleri ve dolayısıyla eklem hareketlerinde, denge ve koordinasyonda yetersizlikler görülebilir. Bu olumsuz etkileri azaltmak veya ortadan kaldırmak için fizyoterapi ve rehabilitasyon programı planlanır ve uygulanır. 

Cold pack, buz masajı, spreyler, hidroterapi, infraruj, lazer, ultraviole, fonoforezis, ultrason, hot pack ve parafin gibi fiziksel modaliteler hastada inflamasyonun giderilmesini, ağrının azaltılmasını, yaranın iyileşmesini ve skar dokunun yeniden yapılandırılmasını sağlar. Traksiyon aletleri, kompresyon terapileri, tilt table ve CPM gibi mekanik modaliteler ise dolaşımın artmasını, eklem hareket açıklığının artmasını, ağrının azaltılmasını ve ödemin kontrol altında tutulmasını sağlar. Ayrıca biofeedback, iyontoforezis, EMS, FMS, NMES ve TENS gibi elektroterapi ajanları hastada ödemin azaltılmasına, performansın artırılmasına, yara iyileşmesine, eklem hareket açıklığının artırılmasına ve kas kuvvetinin artırılmasına yardımcı olur. 

Bu modaliteleri uygulamada hastalığın ilk 6-12 ayında özellikle dikkat edilmesi gereken hususlara göz atmak gerekirse;

– Fiziksel, mekanik ve elektrofiziksel ajanlar hastalığın aktif ve malign döneminde kullanılmamalı, 

– Sıcaklık ajanları aktif olan tümör alanına uygulanmamalı,

– Fiziksel ajanlar dolaşım problemi olan alana uygulanmamalı, 

– Kanamalı alanlara fiziksel ajanlar uygulanmamalı,

– Sıcak ve soğuk uygulamalar yüksek doz kemoterapi uygulanan hastalara uygulanmamalı,

– Tümör sebebiyle herhangi bir implantasyon cerrahisi geçiren hastalarda fiziksel, mekanik ve elektrofiziksel ajanlar uygulanmamalı,

– Sinir harabiyeti olan ve duyu problemi olan hastalara fiziksel ajanlar uygulanmamalı,

– Kırık riski olan hastalarda mekanik ve elektrofiziksel ajanlar uygulanmamalıdır. 

2. Egzersiz

Kanser hastalarının hayatta kalma oranlarının artmasında ve yaşam kalitelerinin artırılmasında uygun ve düzenli fiziksel aktivitenin önemli bir yeri vardır. Bu amaçla aerobik egzersizler, denge ve koordinasyon egzersizleri, germe egzersizleri, kuvvetlendirme egzersizleri, eklem hareket açıklığı egzersizleri gibi egzersizler uygulanabilir. Ayrıca hastalarda immobilizasyonun etkilerinin önüne geçilmesi amacıyla ortezler kullanılabilir. 

Beyin tümörü, spinal kord basıları, nöropati ve ortopedik cerrahi gibi sebeplerle hastaların denge ve koordinasyonlarında problemler ortaya çıkabilir. Bu hastalarda tekrarlı hareketlerin yer aldığı koordinasyon egzersizleri; ağırlık aktarma ve ayna karşısında çalışma gibi egzersizlerin yer aldığı denge egzersizleri verilebilir. 

Kanser hastalarının nöropati, myopati, uzun süre yatakta kalma, lenfödem, spinal kord basıları ve beyin tümörü gibi sebeplerle kas kuvvetlerinde azalma meydana gelebilir. Bu durumda dirençli egzersizler sık kullanılır ve hastanın genellikle 12 hafta süresince 10 tekrarlı 2 set halinde maksimum tekrarın %60-80’inde çalışması önerilir. 

Ağrı, kırıklar, donuk omuz, lenfödem ve spazm sebebiyle hastaların eklem hareket açıklıklarında azalmalar görülebilir ve bu durum hastanın günlük yaşamında giyinme ve banyo aktivitelerini olumsuz yönde etkiler. Bu hastalarda da günlük bir germe 30 saniye olacak şekilde toplam 20 dk germe egzersizleri önerilir. 

Kanser hastalarında pulmoner komplikasyonların önüne geçilmesi, sekresyon atımının sağlanması, yeterli öksürüğün sağlanması ve akciğerlerin ventilasyonunun sağlanması amacıyla vibrasyon, perküsyon, vakumlar ve postüral drenaj kullanılabilir. Ayrıca büyük kas gruplarının kullanıldığı aerobik egzersizler kardiyovasküler performansı artırarak yaşam kalitesinin artmasında rol oynar.  

Hastada yorgunluk, mide bulantısı, anksiyete ve depresyon varsa masaj uygulanarak hastanın rahatlaması ve kan dolaşımının artırılarak gerginliğinin azaltılması sağlanabilir. Ayrıca aynı durumlarda akupunktur da hekimler tarafından uygulanabilen önemli bir tamamlayıcı tıp metodudur. 

Son olarak hastanın yemek yeme, giyinme, banyo ve tuvalet aktivitesi gibi günlük yaşamına yönelik eğitimin de verilmesi günlük yaşamda karşılaşabileceği sorunlarla mücadele edebilmesi açısından oldukça önemlidir. 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s